Quotes

If you believe everything you read, you better not read.

Japanese Proverb

If you don’t read the newspaper, you’re uninformed. If you read the newspaper, you’re mis-informed.

Mark Twain

Prism gözlükleri

Yıllardır yazacağım diyorum, sürekli unutuyordum. Geçenlerde Boston ziyareti sırasında Nesij’e gösterince e dedim artık zamanı geldi.

Yatar konumda tavana bakarak kitap okumak mı istiyorsunuz? Okumadan dolayı ense ağrılarından kurtulmak mı istiyorsunuz? Çaresi burada: prism gözlükleri.

Sizlerde durum nasıldır bilemiyorum ancak koltukta oturup kucakta duran kitap, dergi, gazete vs. okuma sonrası boynum ağrır(dı) benim. Olaya çözüm için İnternete başvurdum ve kendime bir adet prism glass edindim. Okuma keyfim ense ağrılarından arınmış oldu, inanmazsınız. Koltukta boyun ağrısız okumak yanında yatar konumda tavana bakarak da kitap okuyabiliyorum artık. Hastasıyım anlayacağınız. İlgilenenlere şiddetle tavsiye ederim. Özellikle uzun mesafeli uçuşlarda çok faydalı oluyor: Malum daracık alanda kaykılınamadığından (Nesij?) gözlükler ile enseyi en rahat pozisyona alıp saatlerce okuyabiliyorum. Ha sorunu yok mu, var; uzun süre boynu hareket etmeden durunca hafif bir rahatsızlık oluyor ensede. Benim önerim 20-30 dk da bir ara vermek. Diğer bir yan etkisi de tuhaf bakışlar; ben taliban halden alışık olduğumdam sorun etmiyorum 😛 Denerseniz deneyimlerinizi paylaşınız.

Keyifli okumalar…

The case of the gene – by Laurence Perbal

A good read on what a gene is, or the gene concept, in the postgenomic era.

EMBO Reports (requires access)

No more divine designer, no more life force is needed; life is determined by a genetic program and evolves as a result of chance—or human choice—and selection.

[…]

It is therefore no longer sufficient to just analyze genes to understand the traits to which they are linked. Similarly, the metaphor of a genetic program is not enough to explain an organism, as development results from the activity of many fragmented genes that are activated by environmental stimuli and the expression of which is modulated via epigenetic factors. The meaning and utility of functionalist expressions of “genes for” seem to have dissolved. Genocentrism needs to be replaced by more sophisticated discourses—inspired by self‐organization theories—whereby the organism is a self‐organized system that depends on complex interactions between genes and environmental factors. DNA should be regarded as a dynamic data set with spatial and temporal differences, and not as a centrally localized program.

[…]

Postgenomics is partly the product of postmodern culture that extends into science: The philosophy of difference takes precedence over universality. There is no one concept of the gene and no one cause of human behaviors. The rational ideal of uniform knowledge—whose genocentrism was an artifact—is a myth. Moreover, pluralistic science depends on pragmatic consensus that everyone is invited to contribute according to their discipline [10]. These are all postmodern and modern aspects of postgenomics. There is no unique biological or environmental cause of violence, “feeblemindedness”, or depression, partly because there is no single way to be violent or “feebleminded” or depressed and, certainly, no single way of being a geneticist in the postgenomic era.